16.06.2021 09:36:56

Türkiye

Sade Vatandaş | Yiğit Bulut: Adım adım yerli ve milli ekonomiye
Yiğit Bulut: Adım adım yerli ve milli ekonomiye


Büyült Küçült

Yiğit Bulut: Adım adım yerli ve milli ekonomiye

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yiğit Bulut, ekonomideki son gelişmelere ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Ne zaman döviz kurlarında spekülatif ataklar görülse buna bağlı olarak spekülatif fiyat artışlarının da görüldüğünü ifade eden Bulut, Merkez Bankası başkanının değiştirilmesinin ardından yurtdışı kaynaklı olarak ‘kara pazartesi’, ‘olağanüstü toplantı yapılacak, radikal kararlar alınacak’ şeklinde iddiaların ortaya atıldığını belirtti. Bulut, “Özellikle pazartesi gününden itibaren Cumhurbaşkanımızın verdiği mesajlar başta olmak üzere Merkez Bankası başkanının banka yöneticileri ile yaptığı toplantılarda verdiği mesajlar sonucunda piyasaların bu iddialara inanmadığını ve piyasanın sakinleştiğini gördük” diye konuştu.

TERS DOLARİZASYON

Bulut, spekülatif atakların ardından pazartesi günü yurt içinde 7.5 milyar doların üzerinde döviz satışı yapıldığının altını çizdi. Bu tutarın 5.1 milyar dolarının vatandaşın yastık altındaki dövizinden, 2.5 milyar dolarının da şirketlerin döviz satışından oluştuğunu belirten Bulut, pazartesi günü bu spekülatif atağın atlatıldığını söyledi. 1999-2001 yılından beri ilk defa böyle bir ters dolarizasyon gördüğünü dile getiren Bulut, “Hala dövizde satış sürüyor. Dolar kurunda 7.80’in, 7.90’nın ve 8’in üzerine çıktıkça satış dalgası geliyor. Pazartesi günü dolarizasyonun kabuğu çatladı. Çatlak büyüyor ve ters dolarizasyonla karşı karşıyayız. Önümüzdeki dönemde ters dolarizasyonun devam edeceğini ve hızlanacağını düşünüyorum. Ters dolarizasyon süreciyle birlikte vatandaş elinde kaskatı tuttuğu 220 milyar doların bir kısmından kurtulabilir. Bu parayla piyasaya gelir ve piyasada ciddi bir hareketlenme olur” diye konuştu. Yiğit Bulut, TL varlıkların bir alım fırsatı sunduğunu belirterek, herkesin sakin olması, spekülasyonlara ve manipülasyonlara kapılmaması gerektiğini ifade etti.

SICAK PARA PRENSLERİ

Türkiye’nin yerli ve milli bir ekonomi politikası uygulamasına ilişkin de önemli değerlendirmelerde bulunan Bulut, geçmişte Türkiye’de ‘sıcak para prenslerinin’ yabancılar tarafından çok övüldüğünü anlattı. Bulut, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu ülkede sıcak para prensi adını verdiğim bakanlar var. Sıcak para prensleri yabancılar tarafından baş üstünde tutulup iç ve dış basında büyük övgüler alıyordu. Çünkü sıcak paraya yol verirseniz kısa zamanda yurt içinde güzel bir hava estirirsiniz. Aynı zamanda Türkiye’nin de kaynaklarını yurtdışına aktarıyorsunuz demektir. Geçmişte sıcak para prenslerini hep eleştirdim. Sıcak para, suyu yukarıdan fön makinesi ile ısıtmak gibidir. Belki suyun üst tabakasını ısıtabilirsiniz ama moleküler yapısını değiştiremezsiniz. Suyun moleküler yapısını suyu alttan kaynatarak değiştirebilirsiniz. Türk ekonomisindeki radikal değişim de budur. Suyu alttan kaynatarak ekonominin çarklarını döndürmek. Sayın Cumhurbaşkanımız son 20 yıldır bunu yapmaya çalışıyor ve ‘üretim odaklı bir Türkiye’ diyor.”

TÜRKİYE’DE ÜRETİLECEK

Savunma sanayi alanında önemli yerlileştirme ve millileştirme çalışmaları yapıldığını anlatan Bulut, Ekonomik Eylem Planı’nda da sağlık alanında önemli yerlileştirme ve millileştirme adımlarının atıldığına dikkat çekti. Bulut, yurtdışından döviz vererek alınan birçok ürününün Türkiye’de üretileceğini söyledi. Bu üretim modelinin bütün sektörlerde kullanılması ve özellikle Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde ilk reaktörün 2023 yılında devreye girmesiyle yerli ve milli ekonomi modelinin daha hızlı yayılacağını vurgulayan Bulut, “Geçen cuma gününden bu yana uğraşıyorlar. 1990’lı ve 2000’li yıllardaki eski Türkiye olsaydı para ve finansal piyasaları dümdüz edip geçerlerdi. Piyasalar sapasağlam. Vatandaşın güvenini kıramadılar. Yerli ve milli ekonomi modeline doğru adım adım ilerliyoruz. Nükleer reaktörler devreye girdiğinde, Karadeniz’de bulunan kaynak daha da genişleyince, Akdeniz’deki kaynaklara ulaşılınca, enerjiden kaynaklanan cari açık sıfır noktasına gelince ve dışardan aldığımız malların çoğunu ülkemizde üretmeye başlayınca yerli ve milli ekonomi modelinin tamamlandığını göreceğiz” diye konuştu.

STOKÇULUK VE SPEKÜLASYON
 
Yiğit Bulut, gıda enflasyonunun düşük tek hanelere çekilmesi için yapılması gerekenler hakkında da önemli açıklamalarda bulundu. Son iki yıl içinde gıda tarafında ciddi stokçuların ortaya çıktığını belirten Bulut, özellikle gıda ve et stokçularının bu dönemde deşifre edildiğini söyledi. Türkiye’de gıda enflasyonunun bir kısmının stokçuluk ve spekülasyondan kaynaklandığını ifade eden Bulut, “Bunun önlenmesi için her türlü çalışma yapılıyor. Tarım Kredi Kooperatif Market sayıları arttırılıyor. Ürünler aracı olmadan vatandaşlara ulaştırılıyor. Türkiye bir tarım ülkesidir. Tarım Kredi Kooperatifi çok önemlidir. Market sayılarının artması gıda fiyatlarındaki spekülasyonu kesecektir” ifadelerini kullandı.

EN KIYMETLİSİ TARIM ARAZİLERİ

Koronavirüs salgınının bütün ülkelere tarımın önemini gösterdiğini vurgulayan Bulut, şu değerlendirmelerde bulundu: “Önümüzdeki 10 yılda kendi yediğini üretebilen ülkeler ayakta kalabilecektir. Bazı ülkelerde sentetik et tartışmaları var. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) büyükbaş hayvanların yasaklanması konusunda ülkelere baskı yapıyor. Bütün bunlar, aslında, yeni bir dünya düzeninin geldiğini gösteriyor. Türkiye verimli topraklar bakımından zengin bir ülke. Önümüzdeki 10 yılda en önemli bakanlığın Tarım Bakanlığı olacağını düşünüyorum. Tarım arazileri önümüzdeki yıllarda en kıymetli varlık olacak. Bana ‘10 sene sonra avro, dolar, altın, kripto para ve tarım arazisi mi daha değerli olacak?’ diye sorarsanız cevabım ‘tarım arazisi’ olacaktır. Tarım arazileri tarla olarak kalmalı.”

 

Mehmet Koyuncu

Mehmet Koyuncu