21.06.2021 10:55:15

Türkiye

Sade Vatandaş | Gri Pasaportla Kaçan 26 Yaşında Bir Gencin Hikayesi!
Gri Pasaportla Kaçan 26 Yaşında Bir Gencin Hikayesi!


Büyült Küçült

Gri Pasaportla Kaçan 26 Yaşında Bir Gencin Hikayesi!

Gri pasaport konusu şu an Türkiye için önemli bir gündem midir bilmiyorum ama gri pasaportla Almanya'ya giden bir yurttaşımız bir kaç gün önce bana ulaştı. 26 yaşında bir genç, inşaat işçisi... 16 yaşında okulu bırakmış ve bu yaşına kadar yani 10 senede yaptığı birikimle son kumarını oynayıp Almanya'ya gitmiş. Kendisinin gözünden kendi hikayesiyle süreci anlattı. Eksiği fazlası varsa şimdiden affola...

Gurbetçi:
Kardeşim ben gri pasaportla geldim Almanya’ya. Sadece belediyenin işi değil, inanmayın. Valilikler de işin içindeydi. Haftasonu bize valiliği açtırıp pasaport için parmak izi aldırdılar, mesai saati dışında.

Mehmet Koyuncu:
Hocam merhabalar, konuyla ilgili görüşebilir miyiz?

Gurbetçi:
Sormak istediğiniz ne varsa burdan sorabilirsiniz, cevap veririm.

Biz ilk Diyarbakır Valiliğine gittik, orada problem çıktı, Elazığ valiliğine getirildik. Ben şebeke başını 7-8 aydır tanıyordum, muhabbetimiz oldu. Bana dedi: "Biz valiyi, kalem müdürlerinin hepsini özel jetle yemeğe götürdük, eğlendirmeye götürdük. Bunu diyen kişi ... Holding var açın bakın firmanın ismini, özel jetleri olduğunu göreceksiniz zaten.

Gidipte dönen 2 kişi var diyorlar, onlar zaten şebeke başıydı, pasaportu toplayıp geri döndüler.

Bizi Esenler Otogarına (15 Temmuz Otogarı) götürdüler. Orada 2-3 saat bekledik, sonra başka yere tır parkına götürdüler. Orada otobüse bindik, otobüslerin üstünde bir firmanın reklamı falan yoktu, sade otobüstü. 300 Euro otobüs parası alıp pasaportu verdiler. Edirne’yi geçtik pasaportları geri aldılar. Hep sınırlarda verdiler sonra geri topladılar.

Bu işi ben 2018 den beri biliyorum, yeni değil. 2018'de benim 2 tane arkadaşım  bu yolla Bingöl'den Avrupa'ya geldi ama belediye işi falan diyorlar, hepsi yalan valilikte iş bitiyordu. Benim valilikteki işlemlerimi haftasonu yaptılar. İşin içinde valilik olmasa neden haftasonu yapsınlar.

Mehmet Koyuncu:
Siz ne zaman gittiniz?

Gurbetçi:
Ekimde geldim.

Mehmet Koyuncu:
Kaç kişiyle beraber gittiniz?

Gurbetçi:
İki otobüstü. Arka arkaya 60 kişi kadar vardı ama tam sayıyı bilmiyorum. Kağıtta gördüğüm 93 kişiydi. Bunlar işi geçiktirdiği zaman biz baskı yapıyorduk. Hani olmadımı falan diye. Bana bi kağıt gösterdi gidecekler listesi diye. Valilik tarafından çıkarılmış ben orada 93 kişi gördüm. 2 gün aralıkla çıktık biz. 2 otobüs bir gün diğerleri 2 gün sonra.

Mehmet Koyuncu:
Şu an orada aranma gibi bir durum var mı? Alman devleti ya da TC bir çalışma yapıyor mu? Bilginiz var mı?

Gurbetçi:
Öyle bişey duydum, geri iade diye ama ben de arkadaşım da oturum aldık. Yeni çıkmış olsa bile arkadaşım geçen hafta aldı.  Onu etkilemedi. "Nasıl geldin" diye ifade almışlar. Zaten her gelenden alıyorlar. Oda söylemiş bir problem çıkmamış.

Mehmet Koyuncu:
Nasıl yani? Gri pasaportla geldiğini söyleyerek kabul alıyor mu?

Gurbetçi:
Evet. Burda seni çarpaz sorguya alıyorlar. Sen orada doğruyu söylüyorsun, çünkü benim nasıl geldiğim oturumu etkilemiyor niçin geldiğim etkiliyor. Almanlar doğruyu seviyor. Bize dediler ki; olanı anlatın ki kekelemeyin, çarpaz sorguda. Bir problem çıkmadı.

Mehmet Koyuncu:
Ne için geldik diyorsunuz peki? Kolaylık sağlaması için falan bir şey söylüyor musunuz?

Gurbetçi:
İş yoktu geldik derseniz vermezler. Diyeceğin "doğuda yaşıyorduk bize baskı vardı" o şekil. Şimdi burada da şebekeler var ben o şekil yaptım. 1500 Euro veriyorsun Hollanda’da oturum alıyorsun. Şu şekil (Belge resmi)

Mehmet Koyuncu:
Orada da mı devlet içinde ekipten birileri var?

Gurbetçi:
Yok aslında burada öyle şeyler yok, yolunu bilen adamlar var. İşlemleri çok iyi bilen. Uğraşmadan onlara veriyorsun pasaportu. Ben birde firma açtım ... diye. Bakın internetten Hollanda avantajlarına. Oturum falan veriyorlar ona. Teşvik olsun diye Hollanda hükümeti 1 Euro’ya şirket açıyorsun. Bende ondan faydalandım.

Mehmet Koyuncu:
Bu arada gerçekten Türkiye'de baskı görüyor muydun? Yoksa kolaylaştırıcı olduğu için mi öyle söyledin?

Gurbetçi:
Benim baskım askerimden polisimden asla olmadı olamaz da. Ama işsizlik, hayat şartları çok bıktırdı. Ben inşaatta çalışıyordum, topladığım paraya baktım 5 bin Euro. Yapmak istediğim hiçbir şeyi yapamıyordum.  Diyorlar ya az para değil 6 bin Euro. Evet az değil, ben 26 yaşındayım şu ana kadarki birikimimdi. Ama ben o parayı burada 2 ayda çıkardım. Maaşlar 1500 falan diyorlar inanmayın sakın! Ben burada inşaatta günlük 160 Euro alıyorum. Dayımın yanında çalışıyorum. Şimdi ben 6 bine yazık mı ettim? Hayır. 2 ayda çıkardım. Geri kalanlar hepsi kar.

Mehmet Koyuncu:
6 bini Türkiye'de ne kadar zamanda biriktirmiştin?

Gurbetçi:
Liseyi bıraktım 16 yaşında. İnşaata girdim, çalıştım. 10 sene yapıyor. O da birikmezdi, altınlar değerlendi. Euro’ya çevirirken çok aşırı zorlanmadım. Düşünün 10 sene biriktirdiğim parayı burada 2 ayda aldım. Haydi 3 ay olsun 4 ay olsun hesapsız yedim içtim sayın. Farka bakın!

Mehmet Koyuncu:
Haklısın. Peki korona bitince tatile gelmeyi planlıyor musun?(şaka)

Gurbetçi:
Burada dayımın oğullarıyla Norveç’e gideceğim. Dediniz ya korona bitince. Burada ben Hollanda’ya gittim. İsviçre’ye gittim ama orada gezmedim inşaata gittim ama sınırı geçtim. Lüksemburg’a gittim. Hiç bir test kontrol görmedim. Burada sokakta maske takmak bile mecburi değil. Yani o korku psikoloji kimsede yok. Herkes hayatına devam ediyor.
 
Mehmet Koyuncu:
Bu gri Pasaport olayı bitti mi sence?

Gurbetçi:
2 ay önce gelen olduğunu biliyorum ama şuan bilmiyorum.

Mehmet Koyuncu:
Olayın içinde bizzat valinin olduğuna emin misin? Yoksa birilerinden mi duydun? Bu önemli bir konu.

Gurbetçi:
Ben şebekeden duydum. Dedi götürdük yedirdik içirdik. ... holding yazın bi internete jetleri olduğunu göreceksiniz zaten.

Mehmet Koyuncu:
Belediyenin yardımı da var mıydı?

Gurbetçi:
Vardı, çünkü kağıtlarda yazıyordu hangi belediye diye. Onu gördüm.

Mehmet Koyuncu:
Şebeke sizinle kurumlar arasında bağlantı kuruyordu o zaman. Siz doğrudan bir belediye personeliyle ya da valilik personeliyle muhattab olmadınız?

Gurbetçi:
Aynen, sadece şebekeyle.

Mehmet Koyuncu:
Sen Elazığ üzerinden geldin ama Diyarbakır da yaşıyorsun. Doğru anladım değil mi?

Gurbetçi:
Yok hayır Elazığ’da yaşıyorum. İlk Diyarbakır’a gittik orada problem çıktı. Sonra Elazığ’dan geldik.

Mehmet Koyuncu:
Anladım. Elazığ belediyesi mi ilçe belediyesi falan mı bu belediye? Hangi ilçe?

Gurbetçi:
İlçe belediyesiydi bizimki, Baskil.

Mehmet Koyuncu:
İlk kez duydum.

Gurbetçi:
Herkesin farklıydı, Elazığ Baskil İlçesi.

Mehmet Koyuncu:
Anladım. Sizin kulağınıza bu şebekeye polis ulaştı yakaladı gibi bir haber geldi mi?

Gurbetçi:
Benm adamla hala irtibatım var. Bir sıkıntısı yok.

Mehmet Koyuncu:
Adam Türkiye'de mi?

Gurbetçi:
Evet.

Mehmet Koyuncu:
Anladım. Orada her şey yolunda mı? Bir sıkıntı yok değil mi?

Gurbetçi:
Herşey yolunda kaçak durumda değiliz işte var, çalışıyoruz. Kalacak yerde var.

Mehmet Koyuncu:
Süper. Beni nerden buldun bu arada?

Gurbetçi:
YouTube da izliyorum

Mehmet Koyuncu:
Sevindim.

Gurbetçi:
Gri pasaportla ilgili konuşman vardı, dedim anlatayım bildiklerimi size.

Mehmet Koyuncu:
Çok teşekkür ederim. Sorularım umarım rahatsız etmemiştir. Gerçi beni izlediğine göre soracağımı da tahmin etmişsindir.

Gurbetçi:
En doğrusunu siz aktarıyorsunuz zaten. TV haberleri hep yandaş, YouTubedaki gençlik olmazsa ne yapacaktık. Yok ne rahatsızlığı! Çok sevindim sizle konuştuğum için.

26 yaşında bir genç hayatını kurtarmak için çıktığı yolculuğu anlattı. Devlet kurumları ve bir holdingin işin içinde olduğunu iddia etti. Şimdi suçlu kim? Bu genç mi, şebeke ve kurumlar mı? Yoksa ülkeyi kaçılacak duruma getirenler mi? Sade vatandaş olarak söz sizde!

Mehmet Koyuncu

Mehmet Koyuncu