21.06.2021 23:05:35

Türkiye

Sade Vatandaş | Bahçeli'den Kudüs Açıklaması
Bahçeli'den Kudüs Açıklaması


Büyült Küçült

Bahçeli'den Kudüs Açıklaması

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İsrail'in Filistin'e yönelik saldırılarına tepki gösterdi. Bahçeli, "Kudüs’e bir koruyucu güç planlanmıyorsa, o zaman tarihin sesine kulak verilmeli, Türk milleti yeni bir nöbet için devreye girmelidir. ABD bunun önünde engelse Kürecik'i de, İncirlik'i de boşaltalım gitsin" dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) düzenlenen grup toplantısında konuştu. İlk olarak muhalefet partilerinin söylemlerine tepki gösteren Bahçeli, "Bizim inancımızda karamsarlık yasaklı alandır. İyimser olmak, hayata ve hadiselere şuursuz yaklaşmak değildir. Peşin hükümlerle, önyargılarının hakimiyetiyle, siyasi hesap hatalarıyla sürekli felaket tellallığı yapmak, 'Öldük, bittik' yaygarası koparmak ne insan sevgisiyle ne de sorumluluk hissiyatıyla bağdaşacaktır" dedi.

Devamında "Maalesef CHP ve İP'in ve diğerlerinin sakat argümanları arasında Kovid-19 da yerini almıştır. Zillet İttifakı yeni ortak gördüğü bulaşıcı hastalıktan nemalanma sırasına girecek kadar basiretini kaybetmiştir" görüşünü dile getiren Bahçeli, şunları kaydetti:

  • "Rant çetelesi tutanların, musibetten çıkar devşirmeye kalkışanların siyasetleri hastadır, zihniyetleri ağır hasarlıdır. Türkiye'nin Kovid-19 salgınını başarıyla yönettiğini ifade etmek, vicdan sahibi herkesin görevi olmalıdır. Hakkı haklısına teslim, adalettir. Adaleti dilinden düşürmeyen CHP ve yandaşlarının nasıl bir adaletsizliğin içine yuvarlandığı bize göre bariz şekilde ortadadır.
  • Türkiye'yi yöneten irade, devletin bütün imkanlarını seferber ederek esnaflarımızın, yoksul ve muhtaç kardeşlerimizin, emekli ve dul ve yetimlerimizin, çiftçilerimizin taleplerini peyderpey karşılamaktadır. CHP Genel Başkanı'nın tüm iddiaları boştur, dayanıksızdır. CHP yönetimi bozguncudur, milletimiz 2023 haziran ayında bozguncuları sandıkta bozuk para gibi harcayacaktır. Türkiye normalleştikçe zillet anormalleşecek ve kaybedecektir. Eninde sonunda Kovid-19 kuşatmasından Allah'ın izniyle kurtulacağız. Sağlık Bakanımıza ve personeline güveniyoruz. Doktorlarımıza inanıyoruz."

Bahçeli, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla verdiği mesajda "19 Mayıs; milliyetçi şuurun millet iradesine döndüğü ilk merhaledir. 19 Mayıs; zalime, haine, alçağa, işbirlikçiye yıldırım gibi çarpan Türk’ün kudretli yüzüdür. 102 yıl önce Türk milleti zafere doğru harekete geçmiştir. 102 yıl önce durup teslim olanlara karşı kıyama geçilmiştir. İlk adım; vatanı sahipsiz, milleti çaresiz sanan bedhahlara karşı var oluş haysiyetidir. İlk adım; bölünmemizi, parçalanmamızı, tarihten silinip gitmemizi amaçlayan müstevlilere ve işbirlikçilere karşı Türk milletinin imanlı cevabıdır" ifadesine yer verdi. Bahçeli, şöyle devam etti:

  • "İlk adım; bitmemizi, tükenmemizi, yersiz yurtsuz kalmamızı projelendiren zalimleri İzmir’e kadar kovalayan kahramanlığın şahlanışıdır. Bu şahlanışa hürmet ve hayranlık duyuyoruz. Buna leke sürdürmemek için biz de adımlarımızı sıklaştırıyoruz, biz de 19 Mayıs’ın ruhuyla zillete, rezalete, ihanete, yerli ve yabancı çıkar gruplarına cephe açıyoruz. 30 Ekim 1918’den itibaren önümüze kefen koydular. Tarihsel ve kültürel haklarımızı hedef aldılar. Türk düşmanları kazan kaldırmıştı. Haçlı emelleri karşımıza geçmişti. Teslimiyetçiler kaybımıza umut bağlamıştı. Hıyanete ortak olanlar saf saf karşımızda toplanmıştı.

'Türkiye’yi tarihin gerisine düşürmeye kimsenin gücü de, nefesi de yetmeyecektir'

  • Batı hayranları, manda ve himaye yandaşları kuyumuzu kazıyorlardı. Kısaca dünya alem üzerimize gelmişti. Ancak Türk milleti tıpkı bugünkü gibi, yine pes etmedi, yine geri çekilmedi, asla vazgeçmedi. Nihayetinde bu kararlılık bize milli bir devlet kazandırdı. Bu azim ve dirayet bize bağımsızlık hediye etti. Samsun’dan atılan ilk adım devletimizin yol haritası, aziz milletimizin kahramanlık beratıdır. Ne yaparlarsa yapsınlar, Türkiye’yi tarihin gerisine düşürmeye kimsenin gücü de, nefesi de yetmeyecektir. Çünkü ilk adımın ruhu maşeri vicdanda hala kor gibi durmaktadır.

'Gerekirse 102 yıl önceki adımı bir kez daha atarız'

  • Gerekirse 102 yıl önceki adımı bir kez daha atarız, yeniden Kocatepe’ye karargah kurarız. Gerekirse Dumlupınar’a kadar aşkla koşar, namertlere kafa tutarız. Yetmezse soluğu İzmir’de alırız, önümüze kattığımız ne kadar hain, bölünmemizi bekleyen ne kadar şiddet ve şekavet yuvası varsa denize dökeriz. Dün yaptık, yine yaparız. Dün başardık, bir kez daha başarırız. Kendimize güveniyoruz. Türk milletinin varlığını sonsuza kadar yaşatmaya and içiyoruz. 19 Mayıs 1919'da başlayan süreç, umutsuzluk ve yılgınlık içindeki millet varlığına olan yüksek inancın ifadesi olması bakımından örnek almamız gereken bir mücadele yöntemi olarak önümüzü aydınlatmaktadır. En az dün kadar bugün de lazım olan aynı ruh ve duruşun Türk gençliğine kazandırılması milli geleceğimiz açısından hayati derecede önemlidir."

Bahçeli, konuşmasının bu noktasında gençliğin önemine dikkat çekti. "Yüreği millet sevgisi ile dolu, erdemli; insanlığa, ülkesine, ailesine ve kendisine karşı sorumluluklarının bilincinde olan ve yüksek ülküleri hedeflemiş gençliğin yetişmesi halinde Cumhuriyetimizin bekası güvenceye kavuşabilecektir. Bu sayede Cumhuriyet’in yüzüncü yıl dönümünde lider ülke Türkiye gayesine ulaşılmış olacaktır" ifadesini kullanan Bahçeli, 'Türk gençliğinin kendilerinden daha iyi ve daha sorumlu yetişmesinin bir vatan borcu olduğunu' söyledi.

Bahçeli, "Türk gençliği oy kaygısı değil, milli şerefin istikbal meşalesidir. Gençlerimizin her birisi başımızı tacı, geleceğimizin mihmandarıdır. Onlardan esirgeyeceğimiz hiçbir şey olmaz, olmamalıdır. Onları mahrum bırakacağımız ne varsa günü geldiğinde ufkumuzu perdeleyecektir" dedi. 

'Biz mafyayı tanımayız, mafyayı takmayız, mafyadan da anlamayız'

Devamında Sedat Peker'in iddialarıyla başlayan tartışmalara değinen Bahçeli, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarını eleştirdi. 

"Cumhur İttifakı'nın üçüncü ortağının mafya olduğunu söyleyen CHP Genel Başkanı, bize kalırsa önce kendine bakmalı, irtibatlarını gözden geçirmelidir" ifadesini kullanan Bahçeli, şunları dile getirdi:

  • "Terör örgütüyle ittifak kuran bir partinin mafyadan dertlenmesi yüzsüzlüktür. Biz mafyayı tanımayız, mafyayı takmayız, mafyadan da anlamayız. Cumhur İttifakı, cumhurla birliktedir. Cumhur İttifakı, Cumhuriyet’in kuruluş felsefesiyle bezenmiştir. Çeteler CHP’nin yoldaşı, uyuşturucu baronları CHP’nin yandaşı, DHKP-C, PKK, FETÖ CHP’nin fiili ortağıdır. Türkiye terörle mücadelede mesafe kaydettikçe CHP çılgına dönmektedir. İP’in ağzını bıçak açmazken, HDP şok üstüne şok yaşamaktadır."

'Yaklaşık 400 yıl hakimiyetimiz altında bulunan Kudüs yaşlı gözleriyle, yaslı gövdesiyle yardım beklemekte'

Bahçeli, konuşmasının son bölümünü İsrail'in Filistin'e yönelik saldırılarına ayırdı. İsrail'in Filistinlileri on yıllardır her fırsatta katlettiğini ifade eden Bahçeli, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Lahey'de mahkeme önüne çıkarılmak için yetecek insanlık suçunu işlediğini söyledi. 

Parklarda, bahçelerde oynaması gereken çocukların kan revan içinde gömüldüğünü anlatan Bahçeli, "Gazze’de facia, Batı Şeria’da yıkım vardır. Miracımızın aziz emaneti Kudüs terör devleti İsrail tarafından tutsak alınmıştır. Hiçbir Müslüman vicdanın huzur duymadığı günlerden geçilmektedir. Yaklaşık 400 yıl hakimiyetimiz altında bulunan Kudüs yaşlı gözleriyle, yaslı gövdesiyle yardım beklemekte, barbarlığın son bulmasını dilemektedir" diye konuştu. Bahçeli, şunları kaydetti:

  • "Birinci Dünya Savaşı’nda Suriye-Filistin cephesindeki yenilgimizden sonra milli ve manevi hatıralarımızı geride bırakarak Kudüs’ten çekilmiştik. O gün bugündür Kudüs’ün başı eğik, bakışları solgundur. Tam 104 yıldır Kudüs bize hasret, biz Kudüs’e hasretiz. Bu kutlu şehir barışın, saygının, inancın ve medeniyetlerin beşiğidir. Kudüs demek tarih demektir. Ve insanlığın gözü önünde bu tarih yargılanırken, diğer yanda şiddetle yağmalanmaktadır.
  • Kudüs dinlerin, kültürlerin, farklı inançların buluşma potasıdır. Bu özelliğiyle Ortadoğu’nun, hatta dünyanın kalbidir. Kudüs’ün kaderi üç semavi dinin kaderiyle birdir, sembolik değeri paha biçilemez kırattadır. Üzülerek söylemeliyim ki, meleklerin şehrinde şeytanlar cirit atmaktadır. İsrail’in zulmü hiçbir kitaba, hiçbir inanca, hiçbir insani mirasa sığmayacak boyutlardadır."

'Eğer böyle giderse ya küresel ya da bölgesel bir savaş son tercih olarak karşımıza çıkacaktır'

Bahçeli, Hz. Musa'nın aldığı On Emrin altıncısında "Öldürmeyeceksin" hükmünün bulunduğunu belirterek "Artık bir karar aşamasına, bir yol ayrımına gelinmiştir. İsrail terörü taşınması, kaldırılması, hazmedilmesi imkansız bir sınırdadır. Eğer böyle giderse, vahşet durmazsa, inanç ve insan haklarına kategorik saldırılar ısrarla devam ederse ya küresel ya da bölgesel bir savaş son tercih olarak karşımıza çıkacaktır" dedi.

Kudüs konusunun sadece Filistinlilerin değil, bütün Müslümanların, aynı şekilde adalet ve hakkaniyet kaygısı taşıyan herkesin sorunu olduğunu vurgulayan Bahçeli, şöyle konuştu:

  • "İsrail yönetiminin yayılmacı politikaları, tek taraflı, keyfi, dayatmacı ve hukuka aykırı uygulamaları yalnızca bölgesel barış ve istikrarı değil, kural ve norm esaslı küresel sistemi de direkt tehdit etmektedir. Öngörülmesi çok zor olan vahim bir süreç önümüzdedir. İsrail’in gayri meşru güç kullanımı insanlığı felakete sürüklemektedir. İslam ülkelerindeki çarpıklıklar, kökleşen ihtilaflar, ortak bir irade göstermedeki kayıtsızlıklar İsrail’in eline koz vermektedir.
  • ABD’nin bir önceki başkanı Trump’ın, 6 Aralık 2017’de Kudüs’ü resmen İsrail’in başkenti olarak tanıma kararı yıllardan beri süregelen kutuplaşmaları ve karşılıklı mücadeleleri içinden çıkılamayacak hale getirmiştir. Bugün Filistin’de dökülen her kanda Trump yönetiminin ve onun halefi olan ve İsrail’e silah satışına onay veren Biden’in ileri derecede payı olduğu kuşkusuzdur.
  • Kudüs’ün İsrail’in başkenti olarak ilanı uluslararası hukukun temel ilkelerini yok saymakla birlikte Birleşmiş Milletler Kararlarının açık ihlalidir. ABD’nin sorumsuz ve soysuz politikası Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Kararlarıyla tezattır ve iki devletli çözüm ümitlerini baltalamaktır."

'Bölgede eşit, adil ve iki devletli sistemin kurulması için Birleşmiş Milletler harekete geçmeli'

Bahçeli, konuşmasının sonunda Kudüs'ün geleceğinin herkesi ilgilendirdiği söyledi. MHP'nin bu çerçevedeki düşünce ve önerilerini paylaşan Bahçeli, bunları şöyle sıraladı:

"1 – İsrail hunhar saldırılarına derhal son vermeli, işgal ettiği yerlerden geri çekilerek ateşkes rejimi tesis edilmelidir.

2 – Kudüs’te her dinin, her kültürün, her etnik yapının ortak paylaşım ve yönetimini esas alacak bir idare yapısıyla kalıcı ve kapsayıcı yeni bir siyasi denkleme ihtiyaç ertelenemez düzeydedir.

3 – Kudüs’e özel statü verilmeli, oluşacak bu statünün siyasi muhtevasını 3 semavi dinin mensupları ve temsilcileri eşgüdüm halinde ve mutabakat içinde belirlemelidir.

4 - Bölgede eşit, adil ve iki devletli sistemin kurulması için Birleşmiş Milletler harekete geçmeli, inisiyatif üstlenmeli, caydırıcılığını kullanmalıdır. 1967 öncesi sınırları dikkate alınarak başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin devleti uluslararası camiada tanınmalıdır.

5- Nihai amaç, huzur ve güvenlik içinde yaşayan, barış ve kardeşlikle perçinlenmiş Kudüs’ün tezahürüdür.

6- Birleşmiş Milletler veya İslam ülkeleri öncülüğünde oluşturulacak bir koruyucu gücün çatışma ve gerginlik alanlarına konuşlandırılarak saldırıların engellenmesi acilen gündeme alınmalıdır."

'Onlardan korkan en az onlar gibi olsun'

Devamında "Kudüs’e Birleşmiş Milletler veya İslam ülkelerinin katılımıyla teşekkül edecek bir koruyucu güç planlanmıyorsa, o zaman tarihin sesine kulak verilmeli, medeniyetler şehri Kudüs’ün ruhunu ve dokusunu bilen Türk milleti yeni bir nöbet için devreye girmelidir. Çağrı olursa biz gidelim, biz koşalım, hızır gibi yetişelim, gücümüzün yettiği yere kadar girelim, nihai olarak akan kanı durduralım; huzur, istikrar ve güvenliği el birliğiyle, güç birliğiyle temin edelim" diyen Bahçeli, sözlerini şöyle noktaladı:

  • "Kudüs’ün her karışında izimiz ve eserlerimiz vardır. Kudüs bizi bilir, biz Kudüs’ü biliriz. Şayet ABD bunun önünde engelse NATO üyeliğini derhal tartışmaya açalım, Küreciği de, İncirliği de boşaltalım. Onlardan korkan en az onlar gibi olsun. Bizim ilhamımız Iğdırlı Hasan Onbaşıdır. Bizim irade kaynağımız Kudüs’e damga vurmuş, çehresini değiştirmiş 400 yıllık hükümran mazimizdir. Haremi Şerif’in statüsünü bozacak yeryüzünde bir güç yoktur. Hiç kimse olmasa bile Allah’ın görünmez orduları vardır. Mescid-i Aksa onurumuzdur. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır. Bizim hedefimiz hakka, hakikate ve hakkaniyete sahip çıkıp şeytanları taşa tutmaktır."
Havva Karakoç

Havva Karakoç